free bootstrap templates





Bir tablo gibi anlamlandırmaya çalıştığınızda bu dünyayı ve biraz da gördüğünüzde bütün manzarayı, kocaman bir iş birliğinin varlığı çarpar yüzümüze. Topraktır, iş birliği yapan bütün canlılıkla. Sudur, bütün hazineyi eşit paylaştırmaya çalışan. Ve güneştir hepsinin mayası. Öyle ki aynı dili konuşturur, yeri örten çayıra, onu saran çalılara ve hepsinin hamisi ağaçlara.

Uç ve uzaklaş kendinden! Daha yüksekten bak biraz da hayata. Ama kibirlenmek için değil, küçülmek için. Yükseldikçe görürsün kendini. Yeryüzünde ne kadar küçük bir yer kapladığını. Biriktirdiğin erdemlerinse seni ne kadar hafiflettiğini ve yücelttiğini, O kocaman manzaranın da içinde var olduğun bütüne ait olduğunu...

Boşuna değildi Anadolu'nun sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmışlığı. Doğanın cömert davrandığı bu coğrafyaya insan da sunmuştu üretebildiklerini. Hem de öyle az şeyler değildi çağlar boyu ilmek ilmek işlenen. Yabancı gelmemişti hiçbiri, farklı dilleri konuşsa da binlerce yılı sırayla yaşayan insanlara. Durmuyordu akmaktan usanmayan bir nehir gibi ve kaldığı yerden devam ediyordu yine, o aşina olduğumuz gerçek üstü hikâyeler.

Geçmişi gören gözleri var bu toprakların. Kimileri insanın el işçiliği ve kimileri de doğanın ta kendisinde var olan. Neydi doğanın anlattıklarından insanın aldığı ve neydi kendi eliyle yazdığı, kazıdığı bu kutsal topraklara. Eğer görüyorsak bin yıllar önce bu dalların esintisini dinleyen şairin gördüklerini ve duyabiliyorsak onun sözlerini ulu dallarının rüzgârla şarkısında, bu gözler geleceği de okumaya başlıyor demektir. Belki de bilmek lazım yazılan her şeyin geçmişe değil geleceğe dair olduğunu.

Sisler yeniden bastırırken koca sedirlerin beklediği bu dağlara,
söylenecek her kelime anlamsız kalıyordu.
hayaldi, gerçek gibi duruyordu...
ya da gerçekti, hayal gibi duruyordu 

Ankara’da 1971 yılında doğmuştur. Lise öğrenimini Akçaabat lisesinde tamamladıktan sonra, Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Orman Mühendisi olarak mezun olmuştur.


Ardından KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü’nden "Dünyada Doğal Yaşlı Orman Kavramı ve Doğu Karadeniz Ormanlarına Bu Yönden Yaklaşım" konulu teziyle yüksek lisans derecesi almıştır. Yüksek lisans süresince Koruma ve Entomoloji Ana Bilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yapmış ardından farklı sektörlerde çalışma hayatını sürdürmüştür. Orman Ürünleri sektörü, teknoloji, eğitim, kamu projeleri gibi yapılarda yönetici kademelerde kalite, iş geliştirme, yönetim iletişimi odaklı görevler aldıktan sonra 2009 yılında kendi danışmanlık şirketi Anturia’yı kurmuştur.


Aynı tarihlerde Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda başladığı doktora programı ile aynı konular üzerine çalışan Anturia Danışmanlık bünyesinde başta doğal alanların korunma ve yönetimi konularında çalışan kamu kurumlarına bir anlamda sosyal ar-ge sayılabilecek hizmetler sunmuştur.


"Doğa Koruma ve Ormancılıkta Kamudaki Karar Vericilerin Çevre Etiği Algısının Uygulamalı Etik Açısından Değerlendirilmesi" üzerine verdiği doktora tezinde ele aldığı konular ile ilgili yenilikler üretmekte, Anturia Çevre Etiği Okulu programıyla yurt içi ve dışında eğitimler seminerler ve projeler sürdürmektedir.


Doğal alanların araştırılması üzerine teknolojik inovasyon projeleri üretmekte ve ileri teknoloji geliştirme firmalarına bu alanlarla ilgili mentorluk yappmaktadır.


Ayrıca Çevre Etiği Felsefesi, Doğal Yaşlı Ormanlar ve Anıt Ağaçlar üzerine TRT Haber kanalında yayınlanan KADİM adlı belgeselin danışmanı, anlatıcısı ve metin yazarıdır.


Orman Mühendisleri Odası ve Dünya Etik Eğitimi Birliği üyesidir.


Doğa ve hayatın içinden temalarla besteler üreten Kaçkar Illusion orkestrasının kurucu üyesi ve genel yönetmenidir.

Bizi takip edin...

(c) 2018 ANTURİA  |  Web Design PROTEUS-IMC